10 aylık bebek bakımı

10 aylık bebek bakımı

27 Kasım 2010 Cumartesi

Altı üstü 10 aylık bebek bakımı, herkül büyütmüyorsunuz!

Altı üstü 10 aylık bebek bakımı, herkül büyütmüyorsunuz! Daha onun canı ne ki? siz kime bağırıyorsunuz " şit lan ağlama" diye, Bir babanın minicik yavrusana böyle davrandığını ve azarladığını.

İlginç olan şu ki nasıl bir tepki vereceğini bilmeyen bir bebek, bu durumdan sadece korkar. ama anlamaz ki babası, bırakın babasını annneside adama destek veriyor. alcaksın sopayı eline, ikisinide cehenneme kadar kovalayacaksınız. Derdim şu bizim sorunumuz, insanlara nasıl davranacağımızı bilmiyoruz.

Bir anne babanın temiz bir toplum için evladına çekirdekden terbiye, ahlak kurallarını benimsetmesi ve yaşatması gerekir. Özellikle bebekler hamur gibidir. ona istediğiniz şekli o dönemde verebilirsiniz.

Manipülasyon egomuzu tatmin etmek mi?

Manipülasyon egomuzu tatmin etmek olmalı, kemiklerimize kadar her şeyin bizim doğrultumuzda olmasını istiyoruz. En geçerli sebeb ise dünyanın bizim etrafımızda dönmesini istediğimizden.

Nedir bu kavram, niçin bu kavramın detaylarını bilmiyoruz, Nasıl yapılır. hakkında detaylı bilgilere ulaşamıyoruz. Maalesef ülkemizde bu cümlenin bile anlamını çoğu insan bilmiyor. Medya kuruluşları hariç. Sorgulama yapmayı, bir şeyi elde etmek için klasik yöntem olan kaba kuvveti kullanıyoruz.

24 Kasım 2010 Çarşamba

Manipülasyon Nedir?, Nasıl yapılır?

Manipülasyon Nedir?, Nasıl yapılır?  İnsanları kullanma ve etkileme sanatı Manipülasyon nedir' e cavap olmaktadır. Nasıl ki istediğimizi elde etmek için kullandığımız yöntemleri  yapılır halde uyguluyarsak örneğin, çamaşır detarjanı reklamı yapan bir televizyon kanalında "beyaz ötesi" gibi bir cümlenin kullanılması ya da "bütün anneler işini bilir." gibi cümlelerin sarf edilmesi, bu konuyla özdeşleşmektedir.

Konuyu daha da açmak gerekirse,  Kardeşim "al şu detarjanı çamaşırların temiz olsun" zorla mı satacağız bunları size diye bir detarjan reklamı görmemişsinizdir. Ya da bu detarjanları " beceriksiz anneler için ürettik" diye bir slogan yoktur. Çünkü etkileme sanatındaki amaç, insanlara bir ürünü, düşünceyi, amacı zorlamadan yaptırmak ve satmaktır. Bu bir elde etme egomanyasıdır. Bu sanatı hergün insanlar bilinçli, bilinçsiz olarak günlük hayata kullanmaktadır. Kişi ve kişilerin tamamı ile egosuna dayanmaktadır. kulanım tekniklerini bildiğiniz taktirde etkilemeyeceğiniz insan yok gibidir.

Sizlere konuyla ilgili, daha çok örnekler ve alıştırmalarla açıklamalar yapacağım. Teknikleri, kuralları, savunmaları hakkında geniş geniş anlatımlarım olacak. Bu tekniklerde bizlerin ne gibi yararı olacağı çok önemlidir.

Birinci Kural

Bu oyunda hergün karşı karşıya kaldığımız altı farklı yapı vardır. Bunların hepsi de, bize karşı kendilerini kabül ettirmeye çalışırlar. Bizler de onlara karşı aynı şekilde davranır ve onlara kendimizi kabul ettirerek, kendi isteklerimizi gerçekleştirmeye uğraşırız.

Akılda kalması gereken şu ki; başarılı olmak, ancak rakipleri bilinçli bir şekilde tanımak, onların davranışlarını incelemek, çözümlemek ve elde edilen bu bilgileri daha sonra icraata dökmeyle sağlanabilir.

23 Kasım 2010 Salı

Dj soner lefkoşe ortam yaratma teknikleri

Dj soner lefkoşe ortam yaratma'da ilgi çekmek ve merak uyandırmak konusunda oldukça başarılı. İnsan oğlunun en kontrol edemediği duygulardan bir taneside meraktır. Hertürlü keşifve icadın arkasında, karşı konulmaz bir merak yatar. Gerçi merak herzaman fayda getirmeyebilir. Örneğin grup halinde dağın başında tatile giden gençlerin anlatıldığı üçüncü sınıf Amerikan korku filmlerinde ilk ölen kişi kesinlikle dışarıdan gelen garip sesi ilk merak eden kişi olur. Endişelenmenize gerek yok, bizim amacımız yalnızca ilgi çekmek ve merak uyandırarak karşımızdaki kişinin bizi dinlemesini sağlamak olduğuna göre, ortada ciddi bir tehlike yok.

Hepimiz için, çoğu zaman hızlıca geçtiğimiz ve hangi programın olduğuna bile dikkat etme gereği duymadığımıztelevizyon kanalları vardır. Bu kanallar bir şekilde kumandalarımıza takılmamıştır ama bizim için hiçbir anlam ifade etmez. Varsayalım rahatça oturmuş televizyon seyrediyorsunuz ve en hızlı kanal değiştirme rekorunuzu egale etme çabasındasınız. Tam bugüne kadar seyretmediğiniz kanalların birini hızlı geçecekken adamın birinin eline bir fincan almış, çay içtiğini görüyorsunuz. İşte tam o sırada kapıdan biri canhıraş bir şekilde içeri dalıyor ve " dur! Sakın içme! " diye bağırıyor. Bu durumun kanal değiştirme hızınızı yavaşlatma, hatta kısa bir süreliğine de olsa durdurma ihtimali var mı? En azından çay içmek üzere olan adamın akıbetini merak etmezmisiniz? En azından beş saniye daha o kanaldakalıp, adamın elindeki çayı içip içmediğini izleyeceğinizi tahmin ediyorum. Bu sırada senarist bir merak unsuru daha eklemişse takılıp kalma ihtimaliniz bile olabilir.

İşte herhangi bir konuda ikna etmeye çalıştığımız kişi üzerinde de benzer bir etki bırakmak zorundayız. Kimse sıkıcı insanlarla sohbet kurmaktan hoşlanmaz. Özellikle giriş bölümünde ne yapıp edip ilgi çekmek şarttır. Kesinlikle yapılmaması gerekenlerin başında "abi merhaba, çok meşgülsündür, kusura bakma rahatsız ettik" kalıbı benzeri ezik başlangıçlardır. Böyle ezik bir başlangıç yaptığınızda, ikna etmek durumunda olduğunuz kişi, hiçbir işi olmayan, günün sekiz saatini televizyon başında geçiren biri bile olsa, havaya girer. Sırf size meşgül olduğunu ispat etmek için gereksiz ve dikkat dağıtıcı hareketler yapar. Siz siz olun, delinin aklına taş getirmeyin.

İlgi çekmenin bilinen en klasik yollardan biri de konuştuğunuz kişiye onun hakkında sizinle paylaşmaktan kaçınmayacağı bir soru sormak ve cevabını can kulağıyla dinlemektir. Örneğin, "sizin çocuğun OKS sınavı hazırlıkları nasıl gidiyor?" veya "tatil nasıl geçti, Ayvalık güzelmiydi?" gibi sorular karşınızdaki kişiyi konuşmaya teşvik eder. Burada dikkat etmemiz gereken, Soracağınız sorunun karşınızdaki kişiyi rahatsız etmeyecek ve zor durumda bırakmayacak bir soru olmasıdır. İşyerinde çalıştığınız bir hanım arkadaşınıza "Ekremle çok fena bir iddaya girdik, biliyormusun?" dediğinizi düşünün. Doğal olarak, arkadaşınızın "gerçekten mi, ne konuda?" sorusunu sorması beklenir. çünkü kurduğunuz ilk cümle ile arkadaşınızda merak uyandırmışsınızdır. Arkadaşınız bu soruyu yönelttiğinde eğer cevabınız onun zaten bildiği yada asla ilgi alanına girmeyen bir bilgiyi içerirse, örneğin" senin kaç yaşında olduğuna iddiaya girdik" diye cevap verirseniz, sorduğunuz ilk soruyla merak uyandırmanıza rağmen, arkadaşınızın sorduğu soruya cevabınızla karşı tarafınkonuyla ilgilenme olasılığını sıfıra indirirsiniz.

İlişkinizi yönettiğiniz kişiye öncelikle anlatmaktan keyif alacağı bir konuda alan yaratmanız çok faydalı olacaktır. Bir sonraki aşamada ise ona fayda sağlayacağı mesajını vermek durumundasınız. Eşinize "bugün kanyonda kimi gördüm biliyor musun?" sorusu ile sohbete başladığınızı hayal edelim. Eşinizin ilgilendiğini ( ya da ilgilenir gibi yaptığını ) ve "Kimi gördün?" diye sorduğunu düşünün. Cevabınızı verdikden sonra, "peki yanında kim vardı, asla tahmin edemezsin" cümlesi ile basit bir bilgiyi renkli bir şekilde kullanabilir, böylelikle eşinizin merak seviyesini ve dolayısı ile söylediklerini can kulağı ile dinleme ihtimalini yükseltebilirsiniz.


Yukarıda konusu geçen Dj soner lefkoşe, buna benzer tekniklerle popülerliğini sağlamış olabilirmi?

Kaynak Kapital ; TÜRKLERİ İKNA ETMENİN İNCELİKLERİ
Yazar: Mehmet AUF

22 Kasım 2010 Pazartesi

Basura ne yapmalı

Basura ne yapmalı; Prof. Dr. Ahmet MARANKİ ne diyorsa onu yapmalı; Bu illetten kurtulmak istiyorsanız, sayın hocamızın aşağıda belirtilen reçetesini uygulamanız gerekmektedir.

Sn. Ahmet Maranki’ den hemoroid için öneriler:
1-  1 su bardağı  kaynar suyun içine  10 gram siyah üzüm yaprağı konur. 10 dk. boyunca bekletilir. Daha sonra günde 2 bardak içilir.
2-  Semizotu, krem kıvamına getirilip basurun üzerine sürülmelidir.
3- Zeytin yağı ( saf olmalıdır)  ılık kıvama gelinceye kadar ısıtılır.  Sabahları aç karnına 50 gram içilir. Bir kaç gün boyunca buna devam edilmelidir.
4-  1 su bardağı suyun içerisine bir tutam ince bir şekilde kıyılmış maydanoz konularak 5-10 dakika boyunca kaynatılır. 1o dakika kaynadıktan sonra 20 dakika bekletilir.  Basurlu bölge bu karışımla ıslatılır.
5-  1 su bardağı kaynamış suya, 2 gram papatya konulur. 10 dakika bekleyen bu karışıma pamuk batırılarak basurlu bölge, pansuman edilir.
6-  1 su bardağı kaynamış suya 4 gram, rezene tohumu konur. 10 dk.bekletilen bu karışımdan günde 2-3 bardak içilir.
7-  Patatesi makata konulacak bir şekilde dilimleyerek, gün boyu makatta bekletiniz.
8-  Patetesi rendeleyip, püre kıvamına getirerek,  basurlu bölgeye koyarak günde 2-3 kere bu uygulama yapılır.
(sırası ile yukarda belirtilen  öneriler, başka bir kaynaktan kopyadır. Herhangi bir sorunda asla sorumluluk kabul edilmeyecektir.)
Referans:
Kozmik bilim ışığında şifalı bitkiler kitabı
Prof. Dr. Ahmet Maranki

Amerikadan ne alınır, deve alınmadığı kesin

Amerikadan ne alınır, diye sordu geçenlerde ekürim, bende ona deve alınmadığı kesin. Neyse o işin espirisi, bu memleketde ne yok ki  ne arasanız bulursunuz elbette.

Ama en çok teknolojik ürünler uygun oluyor. Yakın zamanda gelen arkadaşım oradan yüksek çözünürlüklü bir fotoğraf makinası almıştı. Burdaki fiyatı yaklaşık 1500 usd civarında, onun aldığı fiyat ise 450 usd gibi bir rakam evet yanlış görmüyorsunuz arada uçurumlar var. Nedenini tam olarak bilmesemde zannediyorum vergilerden dolayı bu kadar farklılık var. Yada Ekonomik dengelerin çok farklı olmasından kaynaklanıyor.

Ben sizin yerinizde olsam amerika ekonomisine katkı sağlayacağıma, Türkiyeden alırım Ülkemiz kazansın. Türkiyede yok yok.

Aslan yattığı yerden belli olur anlamı

Aslan yattığı yerden belli olur anlamı; İnsanların davranışları ve bulunduğu mekanlar nasıl bir insan olduklarını açıkca belirtir.

Bulunduğu mekanın pis olmasına göz yuman bir insan, pis ortamlarda yaşamaya alışıktır. Böyle bir ortamda yaşayan biri için davranılarıda aynı ölçüde çok fazla farklılık göstermez. Bunun farklı nedenlerinden bazıları şöyle sıralanabilir. Aile, arkadaş ortamı, görgüsüzlük gibi sıralanabilir. Aslında bir bakımada terbiye, ahlak kurallarını içermektedir. İyi yetiştirilmek yada kendini iyi duruma getirmek tamamiyle çevreye ve kişinin kendisine bağlı olmaktadır.

İşte bu yüzdendir ki yaşanan ortamın temiz yada pis olması ve davranışların bunlarla özdeşmesi bu atasözümüzü tamamlar diyebiliriz.